Performatif Bir Alan Olarak Psikologluk
Sosyal bilimlerin ilgili alanlarına konuk olmamış psikoloji bilgisinin insanı veyahut herhangi bir canlıyı ele almada eksik ve yavan olduğu aşikar. Psikolojiyi tıbba içkin hale getirmek, vaka formülasyonları ve kategorik tanılarla varlığın potansiyelini daraltarak hiç etmek, neredeyse öznelliğe rahmet okutacak hale gelen varsayımcılığa yüz dönmeye ve bana kalırsa oldukça anksiyöz bir "performans" ustalığına gül uzatıyor. Sözgelimi "psikolog" mefhumunu ele alan dizilerin sayısındaki muazzam yükselişle beraber, büyük bir çoğunluğun tanılanmaya(!) yatkın olduğunu düşündürecek bilmişliğe maruz kalmak, gündelik hayatın akışındaki olağan bozulmaların da yolunu tıkıyor. Oysa bozulunmadan yapılınmıyor...
Alanda çalışma yürüten önemli bir "psikolojik" çoğunluğunsa DSM'den elini çektiklerinde baygınlık geçirmesine sebebiyet veren bir düsturu benimsediklerini görüyoruz. Tüm bunların nihai çıktısı olarak, psikoloji alanında çalışmalar yapan kişileri ayrımsallaştırmak kalıyor. Asallarına ayrıştırılamayan "uzman" bilgisinin yerini, "kusur korkusu"na yenik düşen alan dışlayıcılığı alıyor.


Yorumlar
Yorum Gönder